Eleştiri
Milli Kütüphane'yi Saray'a Taşıman Niyetinin Peşini Bırakmayalım / Hüseyin Atabaş
25.06.2016 22:42    518 kez okundu.

Change.org’dan Melih Erdoğan imzası ile başlatılan şöyle bir destek çağrısı geldi iki gün önce; ben okuyunca inanamadım; bir de siz okuyun bakalım inanacak mısınız?

 

”Ne yazık ki, bazı haber sitelerinde Milli Kütüphane’nin kapatılıp kitapların Saray’a taşınacağı yönünde iddialar çıkmaya başladı.

 

Fatih Sultan Mehmet’e sevgi ve saygısından hiç şüphe duymadığımız Sayın Cumhurbaşkanımızın; Fatih’in kütüphaneleri cami veya saray içlerinden dışarı taşıdığını ve “resmiyetten” uzaklaştırıp halkın hizmetine sunan ilk padişah olduğunu bildiğini umuyoruz.

 

Hal böyleyken, birçok üniversitenin kesişim noktasında (yolu üzerinde) bulunan, her gün binlerce öğrencinin, akademisyenin, (araştırmacının) ve kitapseverin kullandığı Milli Kütüphane’nin ait olduğu yerde kalmasını temenni ediyoruz.

 

Her Ankaralının en az bir kere yolunun düştüğü, Başkent’in en önemli sembollerinden Milli Kütüphane’ye olan vefa borcumuzu ödemek için desteğiniz şimdi hiç olmadığı kadar önemli!..”

 

*   *   *

 

Tanrı aşkına, Milli Kütüphane’nin arazisine acaba kim göz koydu ki, kitapların Kaçak Saray’a kapatılmasına karar verildi? Eğer söz konusu haber doğruysa, bu durum akıllara ziyan böyle bir yıkımı düşümde görsem “hayrola” mı diyerek uyanırdım, yoksa bağırarak mı? Sanırım bağırarak uyanırdım!.. Ankara’nın üniversitelerinde, okullarında okuyup yetişen hemen herkese hizmet sunan, yetişmesine katkıda bulunan böyle bir kültür ve eğitim kurumunun ülkemizde başka benzeri de yoktur.

 

Ankara’nın önemli kültür merkezlerinden biri, dünyanın benzer kuruluşları arasında en gençlerinden olan Milli Kütüphane’ye kıyılmasına kim karar verir doğrusu akıl almaz bir durum. Milli Kütüphane’nin kuruluş hazırlıklatı, İkinci Dünya Savaşı yıllarında ve Türkiye’nin bir oldu bittiyle her an savaşa girebilme olasılığının bulunduğu, fakirliğin diz boyu olduğu bir zamanda yapıldi.

 

Milli Kütüphane’nin kurucusu ve ilk müdürü ülkemizin önem kütüphanecilerinden, kültür adamı Adnan Ötüken’dir. Milli Kütüphane’nin kuruluş çalışmaları, Milli Eğitim Bakanlığı Yayımlar Müdürlüğü’nde küçük bir büroda başlatılmış, kısa bir süre içinde sekiz bin eseri içeren bir koleksiyon oluşturulmuştu. 1 Nisan 1947 tarihinde geçici bir süre için başka bir binaya taşınılmış ve bu dönemde koleksiyondaki kitap adedi altmış bine ulaşmıştır. Söz konusu koleksiyonu hizmete sunabilmek için Ankara Kumrular Sokak’ta bulunan ve daha sonra Adnan Ötüken Ankara İl Halk Kütüphanesi’ne ev sahipliği yapan bina sağlanmış ve Milli Kütüphane, 16 Ağustos 1948 tarihinde burada okuyucuya açılmıştı. 29 Mart 1950 tarihinde kabul edilen Milli Kütüphane Kuruluş Kanunu ile bu kurum yasal kimlik kazandı. 18 Mayıs 1955’te kabul edilen "Milli Kütüphane'nin Kuruluşu Hakkında Kanun’a Ek Kanun” ile Milli Kütüphane bünyesinde bir Bibliyografya Enstitüsü’nün kurulması sağlandı.

 

*   *   *

 

Günümüzde kullanılan Millî Kütüphane binası için çalışmalara 1965 yılında başlanmıştı. Binanın tasarlanma süreci 1965-73 yıllarını kapsamış ve yapım çalışmalarına 1973 yılında başlanabilmiştir. Millî Kütüphane binası 1982 yılında bitirilmiş ve 5 Ağustos 1983 tarihinde kullanıcılarına bu yeni binada hizmet vermeye başladı. Milli Kütüphane binasının içinde toplam beş okuma salonu ve bir de akademisyenler salonu bulunmaktadır. Toplam okuma salonları kapasitesi 1170 kişiliktir. Okuma salonlarından 2015 yılına dek yalnızca üniversite öğretim elemanları, araştırmacılar ile üniversite mezunları yararlanabiliyordu. Bu yıldan itibaren lise son sınıf öğrencileri de yararlanmaya başladı. 

 

Milli Kütüphane, ülkemizde her türlü basılı materyalin gönderilme zorunluluğu bulunan altı kütüphanesinden en başta gelenidir… Kütüphane belgeliği; kitap, süreli yayın, kitap dışı belgeler, eski harfle Türkçe basma kitaplar ile el yazması eserlerden oluşmaktadır. Bunların dışında afiş, harita, nota, ses kaydı, resim gibi koleksiyonları da bulunmaktadır. 

 

Milli Kütüphane, yaklaşık olarak, toplam 40 bin m2 kullanım alanına sahiptir. Ankara’nın en güzel semtlerinden biri olan Bahçelievler’in Eskişehir yolu üzerindeki kütüphane yerleşkesinin tecimsel olarak kullanılmasından kim bilir niceleri zengin olur? Üç milyonun üzerindeki bu kültür gömüsünün Kaçak Saray’a kapatılması ile onca insanın yararlanması olanaksız olacakmış; ekinsel varlık çok mu önemli?

 

Evet, önemli; bu okullar, üniversiteler, bu halk varken Milli Kütüphane kapatılamaz. (14 Haziran 2016) 

 

Hüseyin Atabaş

Gerçekedebiyat.com

Henüz hiç yorum yapılmamış. İlk yorum yapan siz olun.