Eleştiri
Almanya'nın Dağılışını İzlemek ya da İtalyanlar'ın Hakemle İntikamı/ Ahmet Yıldız
08.07.2016 17:42    722 kez okundu.

Eskiden "Futbolu rakip takım oynar Almanya kazanır" diye deyim olmuş bir kanı vardı. EURO 2016'da son maça kadar bu anlayışı "futbol da oynayan" Almanya imajıyla tamir ettiler.

 

Üstelik attıklarını vurdular, pardon kaleye gönderdikleri her top bilardo topu misali gol oldu.

  

Alman futbolundan hiç tat alamıyorum dersem yeridir. Orta sahayı üç beş adımda geçip anında ceza alanı çevresine birikmek, tak, tak, tak paslarla ezberlenmiş gibi oynamak bilgisayarda satranç oynamak ya da konserve fasulye yemek gibi bir tad bırakıyor bende. Alman futbolunun ketçapı biraz Türk asıllı oyuncular.

 

(Ama Mesut Özil'i saymazsak Emre Can da onlara benzemiş. Schweinsteiger ise belki isminden, hep Terminatör'ü anımsattı bana!)

 

Futbol dediğin, defanstan çıkarken biraz sıkıntı çekilmeli, düşünüp taşınılmalı, orta sahada bir iki kez top kaptırılıp kazanılmalı ve zeka karışık birkaç teknikle ileriye gönderilmeli. Hücum oyuncusu gelen topu son anda kazanmalı, topu delikten geçirmeli... filan. Belki bizim futbol kültürümüzden haz duygumuz böyle. Almanlar öylesini seviyordur.

 

 

ALMANYA - FRANSA KAVGASI…

 

Maça gelirsek, Fransa karşısında Almanya tam anlamıyla dağıldı dersek yeridir.

 

İyi oynadığın ilk yarının son dakikasında golü yemek, üstelik bu golü talihsiz bir el çarpmasıyla penaltıdan yemek, en önemli oyuncunun sakatlanması… gibi istisnasız her maçta başkalarına yaşattıkları trajedinin benzerini yaşadılar.

 

İkinci golün burnundan kıl aldırmayan Neuer'in hatasıyla Griezmann'ın önüne düşmesinden kaynaklanması başka bir trajediydi.

 

Fransa ülke olarak zor günler geçiriyor. 10 milyonun üzerinde Arap nüfusa sahip olmak bu zamanlarda zor bir iş. Ekonomik olarak zor durumda olması, yaşanan grevler, terör olayları…

 

Hele İngiltere'nin AB'den çıkışından sonra  daha bağımsız düşünme duygusu üstelik milli marşlarının adını taşıyan kentte maçın oynanması Fransa için belli ki eski direniş günlerin geri dönmeyi anımsatmıştı.

 

Almanya ise İngiltere'nin sarsması dışında yalnızca Avrupa'nın değil tüm dünyanın en rahat ülkesi.

 

Amerika, İngiltere, Fransa, Rusya vs. dünyanın her yerinde kan ve barutla politikalarını ancak uygularken, neredeyse hiç terlemeden dünyanın ikinci büyük ekonomisi olarak yola devam etmek bayağı şanslı bir durum olsa gerek.

 

Hele bütün ülkelerin etnik mezhep temelinde sarsıldığı günlerde içinde yabancı olarak yalnızca 3 milyon Türk olan bir ülkeyi kimse dağıtamaz!

 

Ama Almanya'ya İngiltere'den sonra Fransa da "şok" yaşattı dersek yeridir!

 

BEYAZLARIN ÜLKESİNDE SİYAH FUTBOLCULAR…

 

Fransa ve Portekiz'in futbolcularına bakınca sömürgeciliğin acı yüzyılı bir şerit olarak geçiyor gözümden. Ekranda futbol değil de bu Allahın belası siyasi duyarlılığımın sol yanıyla yine insanlığın hallerini düşünüyorum hep.

 

Nani, Renato Sanchez meğer Portekiz'in ancak 1972'de bağımsızlığını tanıdığı ve hala sömürgesi olan Yeşil Burun Adaları'ndanmış.

 

Fransa zaten simsiyah bir Afrika. Fransa'nın son yıllarda Afrika'da Amerika ve İngiltere'nin karşısında sömürgecilik faaliyetlerinde epey yol aldığı, hatta İngiltere'nin AB ayrılığının temelinde bu yattığı söylentisi var.

 

TÜRKİYE'NİN ÇIKARACAĞI DERS

 

Fatih Terim'in çıkaracağı ders dersek, bu tür turnuvalara soğukkanlı ve mutlaka sonuç alacak iyi bir stratejiyle çıkılmalı.

 

Takımında orta sahada oynayanı -takım antrenörlerini hiçe sayarak- defansta da oynatırım, elektrik fakültesini edebiyat fakültesine bağlarım gibi, hele sahaya çıkalım "bakelim nolcek" anlayışı sizi siler süpürür ve temsil ettiğin halka başkalarının maçlarını izletmek zorunda bırakır.

 

Hele hele basın açıklamalarını Yeşilçam filmlerine çevirmemeli, gerekirse hiç yapmamalı.

 

Haddimize değil. Fatih Terim büyük usta; hoca.

 

Bu turnuvanın İngiltere'de AB referandumu öncesi başlaması ve oylama öncesi Ada'dan dört takımın üst tura çıkması bana derin Avrupa'nın rüşvet dağıttığı politik bir oyundu gibi geliyor.

 

Bence Fatih hoca bunu biliyordu.

 

Madem bu kadar politik bakıyoruz futbola sözümüzü esirgemeyelim:

 

İtalyanlar bizi yukarıda söz ettiğim "derin AB" ayağına İrlanda (referandum!) lehine eledi. Üstelik maç öncesi hakemimiz Cüneyt Çakır için demediklerini bırakmadılar, adamın dengesini bozdular.

 

Ben de İtalyan hakem o penaltıyı görmeyebilirdi! Almanları bitirdi diyorum!

 

Daha konuşacak çok şey var.

 

Ahmet Yıldız

Henüz hiç yorum yapılmamış. İlk yorum yapan siz olun.